Boşanma Ayrı Yaşama

T.C.
YARGITAY
15. Hukuk Dairesi

E:2003/6492
K:2004/341
T:22.01.2004

Yukarıda tarih ve nunaraşı yaZılı hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildigi anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davacı Şükran’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı ile borçlu İbrahim arasındaki ilk boşanma davası 5.7.1995 tarihinde açılmış ve bu tarih itibariyle ayrı yaşamaya hak kazandığından ve bundan sonrada bir araya gelmediklerinden davacı eşin boşanma davasında talep ettiği alacaklarının aynı tarihte doğduğunun kabulu gerekir. Bu nedenle borclu İbrahim tarafından davalı oğlu Ercan’a satışı yapılan meskene ilişkin dava, satış tarihinin daha sonraya rastlaması ve aralarında İİK.nun 278. maddesinde belirtilen derecede akrabalık iliskisi oldugu kabul edilerek tasarrufun ıptaline karar verilmelidir. Ne var ki davalı Ercan bu taşınmazı 20.11.1998 tarihinde davalı Abdullah’a sattığından İİK.283/2 maddesi uyarınca dava bedele dönüştüğünden taşınmazın satış tarihindeki değerinin icra takibine konu alacak ve ferilerini gecmemek kaydıyla davalı Ercan’dan alınarak davacıya odetilmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davalı Ercan hakkındaki davanın reddedilmesi dogru olmamıstır.
3- Davalı Abdullah’ın temyiz itirazlarına gelince; tasarrufun iptali davalarında vekalet ucretınin; alacağın miktarı ile tasarrufa konu taşınmazın değerlerinden hangisi az ise o miktar üzerinden takdir olunması gerekirken aksine hesaplama ile davalı Abdullah yararına daha az vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı Şükran’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı Şükran, 3. bent gereğince de davalı Abdullah yararına BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.