Boşanma Nafaka Maddi Manevi Tazminat

T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

E:2003/2-557
K:2003/539
T:01.10.2003

Taraflar arasındaki “”boşanma, nafaka, maddi-manevi tazminat ve birleşen nafaka”” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 1 4.Hukuk Mahkemesince davanın boşanmaya ilişkin kısmının kabulüne, yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminata ilişkin kısmının reddine, birleşen nafaka davasının kısmen kabulüne dair verilen 14.10.2002 gün ve 2001/351-2002/691 sayılı kararın incelenmesi davalı ( karşı davacı ) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 3.2.2003 gün ve 2003/162-1428 sayılı ilamı ile, ( …4722 sayılı kanunun maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya hukuksal neden olarak 134/son yazılacak yerde 166/son yazılması sonuca etkili bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Boşanmaya neden olan olaylarda reddedilen davaya gore davalı kusursuzdur. Bundan sonrada kusurlu bir davranışı belirlenmemiştir.
Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar ( beklenen ) bir menfaati bosanma yüzunden helaldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebilecegini, 152. maddesi de, evin geçimi, karı ve çocukların uygun biçımde gecindirilmesinin kocaya ait olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi ( MK.md.4 ) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir… ) gerekçesiyle maddi tazminat yönünden bozularak dosya yerine geri cevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece onceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildigı anlasıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki Kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Davalı ( karşı davacı ) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 1.10.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.