Boşanma Yoksulluk Nafakası

T.C.
YARGITAY
3. Hukuk Dairesi

E:2003/3447
K:2003/3117
T:24.03.2003

4721 s. Yasa m. 176

Taraflar arasında görülen nafakanın kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı dilekcesi ile; boşanma kararında takdir edilen aylık 30.000.000 lira yoksulluk nafakasının, davalı kadının yoksulluk nafakasına ihtiyacının kalmadığını ileri sürerek, kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine; Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 2.4.2001 tarih ve 2001/3221-5104 sayılı ilamında: “Davalının 12.5.1985 de sigorta emeklisi olarak ölen babası Ali Tüner nedeniyle talep etmesi halinde emekli maaşı alıp alamayacağı dava tarihine göre alması gereken miktarın ne olduğu sorulup ayrıca kaydı celbedilen taşınmazdaki hissenin değer ve geliri araştırılıp davalıyı yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı belirlenmeden eksik tahkikatla hüküm kurulması doğru değildir.” Denilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulu ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar bozmaya uyularak karar verilmiş ise de; bozma dogrultusunda işlem yapılmamıştır. Zira, bozma ilamında; davalının, dava tarihine ( 16.7.1999 ) gore alması gereken maas miktarının sorulması istenırken, gelen yazıda; 19.5.2002 tarihine göre bağlanabilecek aylık maaşın 67.960.000 lira olduğu belirtilmiştir. Mahkemece de bu veri nazara alınarak hüküm oluşturulmuştur. Öte yandan, davalının taşınmazdaki geliri de dava tarihine göre hesaplanmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlıgını geliştirmek için zorunlu ve gerekli gorülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında, “asgarı ucretle calısılmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir. ( HGK.7.10.1998 gün 1998/2-656, 1998/688 K, 26.12.2001 gün 2001/2-1158-1185 sayılı kararları )
Mahkemece yapılacak iş; davalının dava tarihindeki gelirini tam ve sağlıklı olarak saptamak, bundan sonra; yukarıdaki Hukuk Genel Kurulu kararı çerçevesinde yoksulluk olgusunu değerlendirmek ve sonucu dairesinde hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.