Evlilik Birliğinin Yeniden Kurulamaması Nedeniyle Boşanma

2. Hukuk Dairesi 1998/3787 E., 1998/4945 K.
BOŞANMA

EVLİLİK BİRLİĞİNİN YENİDEN KURULAMMASI

FİİLİ AYRILIK

KUSUR

MADDİ TAZMİNAT

MANEVİ TAZMİNAT

TAZMİNAT

“İçtihat Metni”
T.C.
Y A R G I T A Y
2.Hukuk Dairesi
Sayı :
Esas Karar
98/3787 98/4945
YARGITAY İLAMI

27.4.1998

Özet:Daha önce açtığı boşanma davası ret edilen kişi başkaca bir olay
ortaya koyup ıspat etmedikçe fiili ayrılık sebebiyle boşanma davası açan kişi
olsa dahi tam kusurludur. İsteği halinde diğer şartları varsa maddi tazminat
öder.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli
mahkemece verilen hüküm tazminat ve nafaka yönleri temyiz edilmekle evrak
okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1-Kesinleşin boşanma konusunda yeniden hüküm kurulması doğru değilse
de bu yön, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış yanılgıya
işaret edinilmekle yetinilmiştir.

2-#Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm
verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan
temyiz itirazları yersizdir.

3-İştirak nafakası velayet hakkı kendisine verilmeyen tarafın çocuğun
bakımına katkısı için verilir. Oysa yoksulluk nafakası boşanma yüzünden
yoksulluğa düşen ve kusuru daha az olan eşe verilir. Bu nedenle mahiyetleri
farklıdır. O halde davalıya yoksulluk nafakası hükmedilecek yerde iştiak
nafakasına hükmolunması bozma nedenidir.

4-Boşanma davası açan ve davası reddedilen davacı daha sonra Medeni
Kanunun 134/4. maddesi uyarınca boşanmaya neden olan olaylarda tamamen
kusurludur.

Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut ve hatta muntazar (beklenen) bir
menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın,
kabahatli olan taraftan maddi tazminat isteyebileceğini, 152. maddeside, evin
seçimi, karı ve çocukların uygun biçimde geçindirilmesinin kocaya ait
olduğunu öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda
kadının hiçbir kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu kadın, en
az eşinin desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve
ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4) dikkate alınarak kadın
yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate
alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : 1-Hükmün bozma kapsamı dışındak kalan temyize konu kesimlerine
yönelik temyiz itirazlarının 2. bentte gösterilen nedenlerle REDDİNE,
2-Hükmün 3 ve 4. bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA,
temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi.
27.4.1998 (Pzt)
MUHALEFET ŞERHİ

Medeni Kanunun 143/1. maddesi mevcut hatta munfazar bir menfeati
boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın kabahatli olan
taraftan münasip maddi tazminat istemeye hakkı vardır, hükmünü koymuştur.
Görüldüğü üzere boşanan eşlerin diğerinden maddi tazminat
istiyebilmesi için diğer şartların yanında maddi tazminat isteyen eş
boşanmada kusursuz olacak, maddi tazminat istenen eşde boşanmaya neden olan
olaylarda kusurlu olacaktır. Kusurlu olmak demek evlilik birliğini müşterek
hayatı sürdürmeyi imkansız hale getirmek, aile birliğini temelinden sarsan
olayların yaratıcısı olmak demektir. Eğer kusurlu yada kusuru fazla olan eş
dava açarsa davalı eşin açılan boşanma davasına itiraz hakkı vardır.
(MK.md.134/2) Bilindiği gibi Medeni Kanunun 134. maddesindeki 3444 sayılı
kanunla yapılan değişiklikten önce boşanma davaları toplumda acı yara açan
bir duruma neden olmuştur. Bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak için 3444 sayılı
kanunla 134. maddedeki değişiklik getirilmiştir. Medeni Kanunun 134/4.
maddeye göre boşanma sebebinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın
reddine karar verilmesi ve bu davanın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl
geçmesi halinde her ne sebeble olursa olsun müşterek hayat yeniden
kurulmamışsa eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir hükmü
konmuştur. Boşanma ve sonuçları bir koşula bağlanmamıştır. Sayın çoğunluk
”boşanma davası açan ve davası red edilen davacı boşanmaya neden olan
olaylarda tam kusurludur görüşündedir. Demekki, bir boşanma davası açan eş
kusursuz olduğu hale davalıyı atfettiği boşanma sebeblerini isbat edemezse
yada hukuki bilgisizliğinden dolayı davası red olusa, Medeni Kanunun 134/4.
maddeye göre dava açması halinde kusurlu olacaktır. Bir kimse ya ilk açtığı
boşanma davasını kazanacak yada 134/4. maddeye göre dava açmayı düşünmesi
halinde kusurlu eş durumuna düşmeyi göze almış olacaktır. Maddi ve manevi
tazminatı düzenleyen 143/1 ve 2. madde 3444 sayılı kanunundan öncede vardır.
Uygulamada ve öğretide ilk davayı kaybedipte boşanmak için ikinci davayı açan
eş kusurlu duruma gelir diye bir yorum olmamıştır. Bu nedenlerle bozma
ilamının 4. maddesindeki görüşe iştirak etmiyorum.