Nafaka Davası

T.C.
YARGITAY
3. Hukuk Dairesi

E:2003/6098
K:2003/5542
T:06.05.2003

1086 s. Yasa m. 175,237

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davada, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüldüğü ileri sürülerek yoksulluk nafakası istenilmiş; mahkemece, işbu davada dinlenen tanık beyanlarına göre boşanmada davacı eş Gürcü’nün kusurunun davalı kocadan daha ağır olmadığı, maddi durumunun çok zayıf olduğu boşanmakla yoksulluğa düştüğü gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
TMK.nun 175. maddesine göre: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”
O halde, bu şartların yoksulluk nafakası istemine ilişkin dava tarihine göre değil, aksine boşanma tarihine gore araştırılması ve şartları varsa yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, koca tarafından acılan boşanma davası; davalı eşin musterek haneyi sık sık terk ettigı, zaman zaman topluluk içinde kocasına yönelik hakaretlerde bulunduğu kocası ile birlikte köyde oturmak istemediği böylece şiddetli geçimsizliğe sebebiyet verdiği bu geçimsizlikte kocaya kusur izafe edilemeyeceği ( dolayısı ile eş’in kocaya gore ağır kusurlu olduğu )belirlenerek kabul edilmiş, boşanma hükmü taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Kesin hüküm tarafları ve mahkemeyi bağlayıcıdır ( HUMK. md.237 ). Ayrıca hakimi hükum vermeye zorlayan gerekceler de aynı mahiyettedir.
Bu durumda, boşanma tarihi itibariyle, davacı eş’ın davalı kocası karsısında daha ağır kusurlu oldugu kesin hükümle saptandığına ve böylece yoksulluk nafakası isteme koşullarının oluşmadığı açıklığa kavuştuğuna göre, kesin hükmün etkilerini ortadan kaldıracak şekilde delil toplanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 6.5.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.